Sorunlar ve Vizyon

  • Heybeliada Halk Kütüphanesi, 30 yıllık tarihinde, çok kısa süreler dışında, mesleki eğitim almış bir kütüphanecinin yönetiminden ve yeterli sayıda personelden yoksun, sıradan bir halk kütüphanesi olmuştur.
  • Halbuki Heybeliada, ortalama eğitim düzeyi Türkiye ortalamasının çok üzerinde, İstanbul’un merkezi ile ve hatta dünya ile yakın iletişim içinde, ileri teknoloji kullanan, ihtiyaçları çeşitlenmiş ve karmaşıklaşmış bir nüfusu barındırmaktadır.
  • Dolayısıyla, Heybeliada’da Halk Kütüphanesi’nin kapılarını yeniden açması, zorunlu bir ihtiyaç olmakla birlikte, asla yeterli, istenen bir hizmet düzeyi anlamına gelmemektedir. 2013 yılı dünyasında böyle bir hedef, ya da bu anlama gelecek fiili adımlar  kabul edilebilir değildir.
  • Türkiye’de halk kütüphaneleri genel olarak büyük değişim bekleyen kurumlar durumundadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu koşulların ve değişim ihtiyacının farkında olduğu için, Bakanlık web sayfasına, “halk kütüphaneleri “okuma ve araştırma alışkanlığını geliştiren, düşünce ve bilgi ürünlerinin insanlar arasında paylaşılmasını sağlayan, çoğulcu demokrasi ve düşünce özgürlüğünün kaynağını oluşturan kuruluşlardır.” tanımını bir hedef olarak koymuştur.
  • Heybeliadalılar, kütüphanelerinin kapısını yeniden açmasını değil, çağdaş, gerçek bir halk kütüphanesi, çağdaş bir öğrenme merkezi istemektedirler.
  • Heybeliada Kütüphane Girişimi, bu doğrultuda başta Kültür Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürlüğü olmak üzere ilgili meslek kuruluşları, üniversite bölümleri ve uzmanlarla ortak bir çalışma yaparak, örnek bir vizyon ve uygulamayı amaçlamaktadır.

HEYBELİADA ESKİ TÜRK İLKOKULUNUN – HALK KÜTÜPHANESİ’NİN ADANIN KÜLTÜREL İHTİYAÇLARI İÇİN RESTORASYONU VE YENİDEN HİZMET VERİR HALE GETİRİLMESİ ÜZERİNE DURUM, DEĞERLENDİRME VE VİZYON BELGESİ

  • Adaya 80 yıl ilkokul ve kütüphane olarak hizmet veren Triandafilidis Köşkü, Heybeliada’nın en önde gelen kültür miraslarından biridir. Son aylarda, bu tarihi binanın son 12 yıl boyunca devam eden terk edilmişliğine son verme konusunda iki kanaldan olumlu adımlar atıldı:
  • Heybeliadalılar, Eski İlkokulu-Halk Kütüphanesini Koruma Girişimi aracılığıyla, binlerce adalının okuduğu ve kütüphane hizmetinden yararlandığı bu binanın tahrip olmaya terk edilmesine de, oldu-bittilerle adanın kültürel ihtiyaçları dışında kalan amaçlar için tahsis edilmesine de rıza göstermeyeceklerini somut olarak ortaya koydular.
  • Önce İstanbul İl Müdürlüğü görevlileri, ardından başta Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü olmak üzere Kültür ve  Turizm Bakanlığı yetkilileri, bu ihtiyaç ve taleplere duyarlılık göstererek, adalılarla olumlu bir diyalog içine girdiler ve İstanbul İl Özel İdaresi eliyle yapılacak restorasyon uygulama ihalesinin hızlandırılması için çaba gösterdiler
  • Şimdi, 2009 yılı içinde yaptırılan rölöve, restorasyon, restititüsyon ve tesisat projelerinin uygulanması için açılacak ihalenin önümüzdeki haftalar içinde gerçekleştirilmesi ve 2013 Sonbaharından itibaren çalışmaların başlatılması bekleniyor. Gerçi, Türkiye’de son derece yaygın bir biçimde yapıldığı gibi, daha 2009’da, bu projelerin yapılma aşamasında kullanım amaçlarının açıklıkla tarif edilmesi ve çağdaş bir halk kütüphanesine ev sahiplik edecek binanın projesinin verilecek hizmetlerle uyum içinde ve uzman ve kullanıcılara danışılarak hazırlanması gerekirken, ne yazık ki, bu gerçekleşememiştir. Ayrıca, yine yaygın prosedür izlenerek, böylesi bir tarihi binanın restorasyonunun daha nitelikli sonuçlara olanak verdiği deneyimle sabit olan “emaneten idare” yöntemi yerine, “açık ihale” usulüne başvurularak ihale edilmesinin, kalite sorunlarına neden olması da büyük olasılıktır.
  • Bu sakıncalar not edilerek, yine de uygulamanın ehil ellerde yapılması olasılığını artırmak amacıyla, 20-21 Ağustos’ta meslek çevrelerine danışılarak, İstanbul’da tarihi bina restorasyonunda en başarılı sonuçlar aldıkları konusunda yaygın bir kanı bulunan 9 mimarlık- restorasyon şirketinin yöneticisine Koruma Girişimi adına yazılı bir başvuru yapılıp, ihaleye ilgi göstermeleri, uygun bulurlarsa teklif vermeleri rica edilmiştir.
  • Heybeliada Halk Kütüphanesi, 30 yıllık tarihinde, çok kısa süreler dışında, mesleki eğitim almış bir kütüphanecinin yönetiminden ve yeterli sayıda personelden yoksun, daha çok öğrencilerin ders çalışmak ve ödev hazırlamak için yararlandıkları sıradan bir halk kütüphanesi olmuştur. Bu çalışma bile, uzun yıllar boyunca gönüllü destek ve geçici personelle sağlanmıştır.

Halbuki Heybeliada, ortalama eğitim düzeyi Türkiye ortalamasının çok üzerinde, İstanbul’un merkezi ile ve hatta dünya ile yakın iletişim içinde, ileri teknoloji kullanan, ihtiyaçları çeşitlenmiş ve karmaşıklaşmış bir nüfusu barındırmaktadır. Buna karşılık, son 30-40 yılda sinemaları, birçok okulu, sanatoryumu ardı ardına kapanarak dinamizmini kaybetmiş Heybeliada, kamusal kültür hizmetleri bakımından adeta özel bir kültürel mahrumiyet bölgesi konumuna düşmüştür.

  • Dolayısıyla, Heybeliada’da Halk Kütüphanesi’nin kapılarını yeniden açması, zorunlu bir ihtiyaç olmakla birlikte, asla yeterli, istenen bir hizmet düzeyi anlamına gelmemektedir. 2013 yılı dünyasında böyle bir hedef, ya da bu anlama gelecek fiili adımlar kabul edilebilir değildir.Türkiye’de halk kütüphaneleri genel olarak büyük değişim bekleyen kurumlar durumundadır.
  • Yapılan araştırmalara göre, verilen servislerin nitelikleri bir yana bırakılarak, halk kütüphanesi başına servis verilen nüfus AB ortalamasının 10 katı, halk kütüphanesinde çalışan meslekten kütüphaneci başına nüfus AB ortalamasının 35 katı, kütüphane başına ortalama kitap sayısı 2 katı, aktif kütüphane kullanıcıların nüfusa oranı ise AB ortalamasının 35’te biridir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu koşulların ve değişim ihtiyacının farkında olduğu için, Bakanlık web sayfasına, “halk kütüphaneleri “okuma ve araştırma alışkanlığını geliştiren, düşünce ve bilgi ürünlerinin insanlar arasında paylaşılmasını sağlayan, çoğulcu demokrasi ve düşünce özgürlüğünün kaynağını oluşturan kuruluşlardır” tanımını bir hedef olarak koymuştur.

  • Aynı şekilde “halk kütüphaneleri, sadece kitap okunan yerler olmayıp, güncel, çarpıcı, kamuoyunu ilgilendiren konularda konferanslar, seminerler, yuvarlak masa toplantıları, kurslar, imza günleri, konserler, şiir-edebiyat günleri, tiyatro çalışmaları, turnuvalar (satranç vs.), yarışmalar, el becerileri ve sanat sergileri, çocuklar için kitap okuma saatleri, çeşitli oyunlar,(…) vb. etkinliklerin de düzenlenleneceği kurumlardır” saptaması yapılmaktadır. Bakanlığın bu yaklaşımı, halk kütüphanelerini, kısaca birer “öğrenme merkezi”olarak gören uluslar arası tanım ve standartlara da uygundur ve buraları, sonuçta bir kitap deposu ve yoksul öğrencilerin ders çalışma mekanı olarak tanımlayan eski yaklaşımdan bütünüyle farklıdır. Dolayısıyla, Heybeliadalılar, kütüphanelerinin kapısını yeniden açmasını değil, çağdaş, gerçek bir halk kütüphanesi istemektedirler.

Heybeliada’ya 80 yıl sorunlarıyla birlikte bir eğitim ve kültür kurumu olarak hizmet veren Triandafilidis Köşkü iki kat ve bir alçak tavanlı zemin-bodrum kattan ibaret olan, ancak yaklaşık 1,000 metrekarelik çok değerli bir bahçeye sahip bir binadır. Binanın birinci ve ikinci katlarında toplam 8 kullanışlı oda vardır. Zemin-bodrum kat ise ancak çocuk servisleri için ve kitap, malzeme deposu olarak kullanılabilir durumdadır. Bahçe ise iyi tasarlanırsa, çok önemli işlevler görebilecektir.

  • Bu bina büyüklüğü, tüm bina, her bir metrekaresi ustalılıkla planlanıp kullanılarak, kış koşullarında birbirine açılan odalar, büyük ölçekli çalışmalar için değerlendirilerek, zorlukla gerçek bir halk kütüphanesine yetebilecektir. Dolayısıyla, bu mekanda kütüphaneci lojmanı düşünmek, diğer sakıncaları bir yana, birçok işlev için mekan yetersizliğini baştan kabul etmektir.
  • Aynı şekilde, Milli Eğitim Bakanlığının üst katta lojman uygulamasının devamının kesinlikle projeyi tahrip edeceği, gerekirse Sayın Nabi Avcı’ya başvurulup, Bakanlığa mutlaka anlatılmalıdır.Kitap, süreli yayın, DVD ve CD bölümleri ile okuma odasına ek olarak, Heybeliada Sözlü Tarih Arşivine, internetle araştırma odasına, çocuk kitapları, DVD’leri ve oyunları odası bulunan, çok sayıda beceri geliştirme kursuna, her ay en az birkaç konferans, sempozyuma ev sahipliği edecek bir Halk Kütüphanesi, adada düşük lise ve üniversiteye giriş başarı oranlarından, gençler arasında uyuşturucu kullanımına, kültürel izolasyondan çok yetersiz sanatsal-entelektüel alışverişe, Van depremi sonrasında adaya göç eden ailelerin çocuklarının entegrasyonundan Heybeliada üzerine araştırmaların azlığına kadar birçok sorunun hafifletilmesine yardımcı olacaktır.
  • Önümüzdeki bir yıllık sürecin yalnızca titizlikle izlenen bir restorasyon dönemi olarak değil, aynı zamanda Türk Kütüphaneciler Derneği ve üniversitelerimizin Bilgi-Belge Yönetimi bölümleriyle yoğun bir işbirliği içinde bu kurumun içerik ve işlevlerinin tartışılacağı, Heybeliadalı gönüllü kişilerin, sonra destek hizmeti vermek üzere, dünyada halk kütüphaneciliği servisleri konusunda eğitileceği, Kültür Bakanlığı yetkilileri ile uyumlu bir ortak arayış çalışmasının gerçekleştirileceği bir süre olarak değerlendirilmesi şarttır. Böylesi bir derinlik ve ortak heyecan başarılabilirse Kültür Bakanlığı da kendi koyduğu hedeflere ulaşmanın parlak bir örneğini yaratmış olacaktır.
  • Bu çok yönlü başarı perspektifine Heybeliadalı gönüllüler, sivil toplum kuruluşları, uzmanlar ve kamu görevleri olarak sahip çıkmamız, tek tek her birimize, mutluluk ve gurur verecek bir ürünün ortaya çıkması anlamını taşıyacaktır.

23 Ağustos 2013